enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
17,9695
EURO
18,3299
ALTIN
1.029,50
BIST
2.790,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Hafif Yağmurlu
28°C
Bursa
28°C
Hafif Yağmurlu
Salı Az Bulutlu
27°C
Çarşamba Az Bulutlu
25°C
Perşembe Az Bulutlu
28°C
Cuma Az Bulutlu
28°C

BURJUVA DEVRİM

20.04.2022 09:56
0
A+
A-

Türkiye’de Burjuva Devrimi diğer adıyla Milli Demokratik Devrim günümüzde hâlâ tartışılırken düşünsel bir garabet mi, Anlamsız bir fikir çorbası mı hatta içinde biraz cunta özlemi mi barındırması gibi münakaşalarla çeşitli seviyelerde kendi en doğru yorumunun arayışını sürdürmektedir.
Meseleye ciddi bakmak gerekirse:
Devrimler dünya tarihinin kilometre taşlarıdır.
Sınıfsız bir toplum düzeni olan ilkel komünal toplum düzeni ile başlayan dünya insanlık tarihi, ardından sınıflı toplumlara dönüşerek sırasıyla köleci topluma, sonrasında gerçekleşen tarım devrimi ile feodal toplum düzenine, son olarak da sanayi devrimleriyle sanayi toplumuna yani kapitalizme geçmiştir. Filhakika ardından da “sosyalizm” e geçileceği iddialar arasındadır. Ancak son yıllarda iletişim ve bilişimin gelişmesiyle bilgi devrimi gerçekleşmiş, gelişmiş ülkelerden başlayarak bilgi toplumuna da geçilmiştir. Bunun değerlendirmesi başka bir yazının konusudur. Hoş, kısaca bunun üçüncü Sanayi devrimi sayılacağı vurgulanmıştır.
Bu tarihsel sıralama, görüş olarak her ne kadar Marksist bir okuma olarak kabul görse de artık Marksist olmayan tarihçilerin de değerlendirmelerine mazhar olmaktadır.
İşte, 16ncı ve 17nci Yüzyıllarda genellikle batıda özellikle de Avrupa’da sınıfsal temelli bu son dönüşüm kiminde er kiminde geç, peş peşe ülkelerde devrim anlamında gerçekleşmiş, geneli 1789 Fransız İhtilali nezdinde simgeleşmiş ve somutlaşmıştır.
Bu sanayi devrimlerine “Burjuva devrimi” ya da “Mili Demokratik Devrim” denmiştir.
Bu arada, Batıda bu devrimler sınıf temelinde gerçekleşirken doğuda ise bürokrasi ve devlet eliyle dönüşümlerin sağlandığını not etmeliyiz.
Dünyada hal genel olarak böyleyken bizde durum nasıldı?
Anılan tarihlerde Osmanlı’da böyle bir devrim olmuş muydu? Zamanında Avrupa’da gerçekleştirilen Rönesans ve reform hareketlerinden geri kalan Osmanlı maalesef bu devrimde de nal toplamıştır.

Tanzimat’la başlayan bir kıpırdanma ve hareketlilik, Jön Türkler önderliğinde İttihat ve terakki cemiyeti ile başlamıştır. 2nci Meşrutiyet ile devrim sürecine girilmiş Ancak tarih bu süreci devrimin tamamlandığına dair kaydetmemiş, Tamamlanmamış yarım kalmış saymıştır.
1923 yılına gelindiğinde Emperyalizme karşı verilen savaşla birlikte Önemli devrimler yapılmış, Burjuva Devrimi tekrar tamamlanma sürecine sokulmuş ancak kaydettiğimiz üzere sınıf temelli olmamış, bürokratik ve devletçi bir çizgide gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Sanayi gelişmemiş olduğundan maalesef devrim sınıfsal bir temele oturtulamamıştır. Ancak ticaret burjuvazisi ve Atatürk’ün çabaları, ordu, bürokrasi ve devlet tarafından devrim gerçekleştirilmeye çalışılmıştır.
Bu arada feodalizm tasfiye edilmemiş, ağalık düzeni kaldırılamamıştır.
Burjuva Devrimi adına Cumhuriyetle çok önemli adımlar atılmış, bir yandan devlet eliyle sanayi kurulurken özel sermayenin önündeki engeller kaldırılarak milli sanayinin gelişmesinin önü açılmış, teşvik edilmiştir. Lâkin özetle Türkiye’de Burjuva devrimi diğer bir deyişle Milli Demokratik Devrim tamamlanamamıştır.
Atatürk’ün, “sürekli devrim” ve “kesintisiz devrim” anlayışı ve niyetiyle başlattığı devrimler ki devrimler sürseydi Belki tamamlanacaktı- dışarıda, kapitalizmin gelişmesini tamamlayıp son aşaması olan emperyalizme çoktan dönüşmesiyle sekteye uğramış, genç Cumhuriyet ekonomik ve siyasi kuşatma altına girmiştir. Türkiye 2nci dünya savaşı ve Sovyet tehdidi faktörleriyle Amerikan emperyalizminin yörüngesine girmek zorunda kalmış, karşı devrim süreci başlamış, milli burjuvazinin önü kesilmiş, boğulmaya çalışılmıştır.
Bundan sonraki iktidarlarda da Milli Demokratik Devrim hep askıda kalmıştır.
Milli Demokratik Devrim, bir yandan çöpe atılmış bir yönelim olarak geçmişte kaldığı, tarihe gömüldüğü gözüyle mi bakılmalıdır? Yoksa bir yandan bu yönelimin ideolojik etkileri Türkiye solunun belli kesimlerince halen tartışıldığı gibi tartışmaya devam mı edilmelidir? Yoksa artık Milli Demokratik Devrim yerine “Sürekli Devrim” mi ikame edilmelidir hâlâ tartışma sürdürülmektedir.

Yazarın Diğer Yazıları
27.04.2022 10:14
11.05.2022 15:47
07.06.2022 10:20
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.