Son günlerde yaşananlar yirmi iki yıldır ülkeyi yöneten yönetimin, ülkenin bu hale gelmesinden hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi davranması ve pişkinlikle olaylara bakmasıdır. Ve en sonunda yüzyılın buluşunu sokak hayvanlarını uyutma ile bulmuştur.
Sokakta yaşayan hayvanların bazı şartlarda rahatsızlık vermelerinden dolayı orayı yöneten insanların ve hiçbir çare üretemeyen yönetenlerin hiçbir suçu yokmuş gibi davranmaları ve her zamanki gibi suçu hep başka yerlerde aramanın kolaylığını seçmelerine inanamıyorum.
Hâlbuki belki de, sokakta yaşayan bu canlılar uyutulması gereken en son canlılardır. Onlar, yaşamın gereği, tabiatın şartları ve onları yaratanın kodlamasının dışında hataları çok fazla yoktur. Bütün canlıların insanlar kadar yaşam hakkı vardır. Yaratılanların içinde Tanrı’nın verdiği özellikleri dolayısıyla insanlar akılları ile bu canlıları yaşamın içinde tasarımlamak zorundadır. Yok, etmek zorunda değildir.
Sokakta yaşayan hayvanların dışında uyutulması gereken o kadar çok insan var ki, bu insanlar sokakta yaşayan hayvanların insanlara verdiği zararın yüzlerce kez fazlasını vermektedirler. Bu sokakta yaşayan sessiz dostlarımızı uyutacağınıza,
Seri katilleri UYUTUN,
Milyonlarca gencimizi zehirleyen, zehir tacirlerini UYUTUN,
Şehirlerin yaşama düzenini bozan, kan emici sülüklerin, yarattığı kanunsuz mafya bozuntularını hiç uyanmamak üzere UYUTUN
Doğurmaması, çoğalmaması gereken öyle canlı türleri var ki, bunların familya olması dünyayı yaşanmaz hale getirmektedir.
Milyar yıllardır, barış içindeki tabiatın ahengini bozanları UYUTUN
Sokakta yaşayan bu sessiz dostlarımızı UYUTMAYA sıra gelinceye kadar UYUTULMASI gereken o kadar çok insan var ki.
Aslında en çokta UYUTULMAYI hak edenler yıllardır bu milleti yalanları ile UYUTAN yalancı siyasetçiler UYUTULMAYI hak ediyor.
Öğrenci harçlığınla, emekli maaşınla, asgari ücretinle sokakta yaşayan canlıya, bir gün daha fazla yaşaması için mama alan, yediği yemeği paylaşan insanlara MAMA LOBİSİ damgasını vurmaya çalışarak, haklılık sebebi yaratmaya çalışan MAMALANAN LOBİYİ UYUTMAK daha isabetli bir karar olacaktır.
İşine gelmediği zaman batı hayrancılığı ile suçlamak, işine geldiği zaman batıdan örnek vermek, sonradan da kendini milli ve yerli göstermek, İstanbul’un fethinde kendini Ulubatlı Hasan görenlerin Fatih’in sokakta yaşayan hayvanlar ile çıkardığı fetvadan haberi olmayan sokaklarda yürüyen, yaşayan insanlar!!!
Neredesiniz UYUYAN tarikatlar, cemaatler? Sokakta yaşayan hayvanlar Allah’ın bize emaneti değil mi? Diyanet, söyleyeceğin bir şey yok mu?
Şehri eminlerin, birinci vazifesi sokakta, bağda, bahçede, evlerde ve kısacası tabiatta yaşayan canlıların can emniyeti ve mutluluğu olmalıdır.
Ülkemizin tek sorunu sokakta yaşayan dostlarımız mı? Zaten adı üstünde sokakta yaşıyorlar. Bırakın bari orada huzurlu yaşasınlar. Bir şehrin, bir beldenin, bir sokağın yaşayanları huzurluysa, mutluysa, o ülkenin insanları da mutludur. Mülakat bile sokak hayvanlarından daha evladır?
Evimde üç kedi, bahçemde beş köpek bakıyorum. Bunların haricinde sokakta yaşayan kedi ve köpeklere her gün istinasız bir büyük tencere tavuk pişiriyoruz. Bahçemde baktığım köpeklerimin birinin adı zeytin. Simsiyah zeytin gibi, zaten de bir zeytin bahçesinin içinde yaşıyorlar. Malum, eşim vefat etti. Bazen arkadaşlarım soruyor. Evlenmeyi düşünmüyor musun? Diye. Bende onlara diyorum ki.”Bir gün bana zeytin gibi bakan bir kadın bulursam belki, diyorum.
Ben onlara büyük bir zevkle bakıyorum. YARATILANDAN ÖTÜRÜ, YARADANI SEVDİĞİM için. YARADANIMDA bana veriyor. Çok şükür. En büyük zenginliğimde benim gibi düşünen iki evladımdır.
(Bir sonra ki yazım Fatih’in fermanından sonra Osmanlının yaşadığı Hayırsız Ada ibretlik bir vaka, belki ders alan olur)