14 Mayıs dünya çiftçiler günüydü. Bizde hızla dünya çiftçiler gününü bile kutlayamayacak bir seviyeye doğru ilerliyoruz.
Gördüğümüz ve yaşadığımız çiftçiliğin içinde kısa bir tarihi yolculuk yapalım. Karasabanı, iki eşekle, bir eşek bir inekle toprağı işlemeye çalışan çiftçilerimizi görerek yaşadım. Öküz ve atla çiftçiliğe geçtiğimiz zaman sanki dört çeker traktörlere geçmiş gibi sevinen çiftçilerimiz ile beraber aile olarak bizde yaşadık. İki eşekle veya bir eşek bir inekle bir günde kaç dönüm yer işlenir bilemiyorum. Yalnızca görerek yaşadım. Ama öküzle günde 1,5 dönüm kadar at ile ise iki dönüm kadar toprak işlenebilir. Biz bunları ülke olarak yaşadığımız yıllarda bile kendi, kendini doyurabilen ülkeler arasındaydık. Dünyanın buğday ambarıydık. İhraç ettiğimiz tarımsal ürünlerle bir sürü fabrika, liman, barajlar yaptırdık.
Çiftçilerimiz yetiştirdikleri ürünlerden yeteri kadar pay sahibi oldukça, Çiftçilerimiz her geçen yıl daha teknik donanımlarla kendilerini yenilemeye başladılar. Yetmişli yıllarda köylerimizde her geçen gün traktör sayısı artmaya başladı. Biz de aile olarak 1973 yılında traktörümüze kavuşmuştuk. Günde 1,5-2 dönüm toprağı işlerken birden bire 40 dönüm toprağı bir günde işleyebiliyorduk. Günümüze ise baktığımızda traktörü olmayan çiftçimiz kalmamıştır. Ama ithal etmediğimiz tarımsal üründe kalmamıştır. Zıt orantılı bir artış olmuştur. Bu beklide dünyanın hiçbir yerinde görülecek bir olay değildir. Gençler köylerini terk edip göçerken, çiftçiler her geçen gün daha da yaşlanıyor.
Orhangazi Ziraat Odası ve Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 14 Mayıs çiftçiler gününde ikinci defa damlama sulama boruları çiftçilerimize ücretsiz olarak dağıtıldı. ÇKS(Çiftçi Kayıt Sistemi)olan her çiftçimiz bu imkândan faydalandı. Sayın Başkan Mustafa Bozbey hem çiftçiyi hem de toprağı GÜLÜMSETMİŞTİR. Damlama sistemi ile sulama ile büyük ölçüde vahşi sulama dediğimiz salma suyla sulamanın da yavaş, yavaş önüne geçilmiş olacaktır. Ziraat Bankasının da damlama sulama ile sıfır faizli beş yıl ödemeli teşvikleri bulunmaktadır.
Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mustafa Bozbey zeytin üreticisine şimdilik sembolik olarak gübre de dağıttı bu gübrenin geri dönüşümü olumlu olduğu takdirde gübre ve ilaç dağıtımının da yakın zamanda olacağını açıkladı. Ve ayrıca önümüzdeki günlerde mazot desteğin olacağının da müjdesini verdi.
DEMEK Kİ OLUYORMUŞ?
Tören esnasında karşılaştığımız İlçe Başkanı Sayın Berna İl ile ayaküstü sohbetimiz esnasında Ata tohumu çalışmalarının yanında bölgemiz de yetişen ürünlerimizin de BESAŞ mağazalarında yerini alacağını söylemesi bir çiftçi olarak hoşuma gitmedi değil.
Belki birçok konuda şansızız ama Ziraat Odası yönünden şanslı bir ilçeyiz Hasan Cevizlidere başkandan sonra Dinçer başkan ve yönetim kurulu ile beraber memur olarak çalışanlara ve güler yüzlülüklerine ayrıca teşekkürler.
Şimdi bu paragrafı da bir şey bilmeyenler size ayırıyorum. Ben ve kız kardeşim emekli öğretmenleriz. Ailemizden kalan topraklar da tarım yapmak için ülkemizin üretimine katkıda bulunmak için bu yaşta bile uğraş veriyoruz. Ziraat odasına üyeyiz ve ÇKS lerimizi her yıl yeniliyoruz. Ziraat odası ve Bursa Büyük Şehir Belediyesinin ortaklaşa düzenlediği ihtiyacı olanlara damlama hortumu verilmesi olayına bir Türk çiftçisi ve Türk vatandaşı olarak hakkımız olan müracaatımızı yaptık. Ziraat odasından ”Hocam temsili olarak üç kişiden biri olarak sizi düşündük gibi nazik bir davet geldi.”Bende ”Seve, seve ”cevabını verdim. Sonra ”Hocam bayan olarak ÇKS Lİ bayan üreticimiz yok acaba kız kardeşiniz kabul eder mi?”Diye sorduklarında onun adına bu daveti ben ”olur ”Dedim. Biz sizin gibi dedikodu üretmek yerine yıllarca yaptığımız işi yapıyoruz. Bir TÜRK MLLİYETÇSİ olarak ÜRETMEYE DEVAM EDİYORUZ.
Büyük Atatürk KÖYLÜ MİLLETİN EFENİSİ demiştir. Köylümüz ürettikçe dışa bağımlılıktan bir an önce kurtulacağız. Yabancı ülkelerin üreticileri mutlu olacağına bizim çiftçimiz mutlu olacaktır. Yerel yönetimlerin ve Devletimizin çiftçilerimizin daha çok üretmesi için daha geniş imkânlar üretmesi gerekmektedir. ÜRETMEZSEK YOK OLURUZ. ÜRÜNÜMÜZÜN VE KAZANÇIMIZIN BOL OLMASI DİLEĞİ İLE KOLAY GELE