enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
16,7051
EURO
17,5170
ALTIN
970,33
BIST
2.405,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Açık
26°C
Bursa
26°C
Açık
Cuma Açık
27°C
Cumartesi Açık
26°C
Pazar Açık
28°C
Pazartesi Açık
28°C

EL AÇMA EKONOMİSİ….. 

31.10.2021 13:36
0
A+
A-

EL AÇMA EKONOMİSİ…..

Bence “en kahraman insan” akşam oldu mu evine sıcak ekmeğini gününü aksatmadan götüren kişidir.

     Yoksa bir yumrukta iki adam devirmiş, kırmış dökmüş, benim için bunların hiç birinin anlamı yoktur. Evini geçindirebiliyor, kimseye muhtaç etmeden çoluk çoğunu geçindirebiliyorsa işte gerçek kahraman odur, onun için söylenecek hiçbir söz yoktur.

Siz hiç akşam eve dönerken cebinizde iki ekmek alacak paranız olmadığı günleri yaşadınız mı, bilmiyorum ama bunu yaşamanın dayanılmaz bir acısının olduğunu sanırım kolayca anlayabilirsiniz.

YAZI ARASI REKLAM ALANI

Ülkemiz son günlerde artarak devam eden acı günler yaşıyor.

Ülkemizde ekonomi ne alemdedir?” diye sormanıza gerek yok; gazetelerimiz ya da tv haberlerimiz işsizliğin her gün artarak devam ettiğini açıkça ve istatistiksel sayılarla yazıyor. Şu anda ülkemizde işsizlik oranının çok yükseklerde seyrettiğini yalnız muhalefet partileri değil, aklı başında her kesim açıkça haykırıyor.

Ülkemizde Suriye savaşı ile sürüklenen milyonlarca sığınmacı da ayrıca çaresizlik ve yokluktan payını alıyor.

Bu da tablonun bir başka yüzü.

İşsiz ve yokluk içindeki insanlarımız kendilerine “hayır kapısını açacak” bir gönüllü bulabilmek için çırpınıyorlar. Bu görüntü neredeyse her yerde değişmeden, geleneksel bir tablo olarak yaşanmaktadır.

Benim en çok ramazanlarda dikkatimi çeken bir tablo vardır:

Neredeyse herkes ya bir “hayır yapmanın” hesabı içindedir, ya da “bir hayırdan pay kapmanın” telaşı içindedir.

      *****

      Birilerine avuç açmak; herkesi incitecek bir yaşam biçimidir. Mutlaka herkesi incitir; sadaka alanı bir ayrı, sadaka vereni bir ayrı üzer.

Alan  “daha çok verilmediği için” üzülür, veren “daha çok veremediği için” üzülür. Bence böylesine bir geçim biçimi olmamalıdır.

      Hiç kimsenin aç ve açık kalarak avuç açması da insanlık duygularını derinden inciten bir yara olarak kanamayı sürdürür.

Bu yüzden toplumda yüzlerce dernek, kurum ve kuruluş bu amaçla örgütlenmiştir.

Buna karşılık özellikle son günlerde ne kapımızı çalanlar eksilmiş, ne de böylesine yardımlar ile geçinmek bir geçim yolu olmaktan çıkmıştır.  

*****

Doğru olan çözüm “sosyal devlet anlayışı”dır.

      Devlet, tüm vatandaşlarını mutlu yaşatmak istiyorsa; onların barınmasını, beslenmesini, eğitimini ve sosyal ve kültürel isteklerini karşılayacak olanakları sağlamanın yolunu bulmak zorundadır. .

Böyle olunca bu insanlar dilenmeye gerek kalmadan yaşamlarını sürdürebilirler. .

*****

Orhangazi’de basit bir araştırma yaptığınızda bunu kolaya görebilirsiniz:

       Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Vakfı…

       Orhangazi Belediyesi…

       Kızılay…

       Yardım dernekleri…

       Hemşeri dernekleri…

Spor kulüpleri…hapsi birer yardım kurumu gibi çalışır.

       Fabrikalar bu bayramlar öncesi torbalar dolusu gıda dağıtır…

       Yine bu fabrikalarda bayram yardımları dağıtılır…

       Öğrencilere farklı düzeyde verilen burslar…

       Yardım kurumlarının yurtlarında barınmalar…

       Yine çeşitli kesimlerden dağıtılan yardımlar…

        Bunlara ek olarak çok önemli sayıda vatandaşımız  fitre ve sadaka vermeyi kendine önemli bir görev sayar…

Bu sayları yan yana getirdiğinizde dev bir sayı ortaya çıkar.

*****

      Sizce bu sonuç bu ülke için bir yara değilse nedir?

     Ya da ortada yanlış giden bir şeyler mi vardır?

     Bunu artık ulusça ve açıkça düşünmek zorundayız.

     Yardım almak bir geçim yolu değildir; önemli olan herkesin çalışarak alınteri ile geçimini sağlamasıdır.

İşte sosyal bir devlet anlayışının vazgeçilemez bir kuralıdır.

Daha önemli bir başka şey daha vardır:

     “İnsanlar kazandıkları ile geçinebiliyor mu?” sorusuna yanıt aramanın da çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Bu gidişle bana öyle geliyor ki tarihler günün birinde Türkiye’den söz ederken; “Dünyanın en çok sadaka ile geçinenler ülkesi” olarak söz edecektir.

     Ortada yanlış giden bir şey var.

Birlikte düşünelim:

     “Yanlış olan ne?”

Kalın sağlıcakla…

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.