enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
16,7016
EURO
17,5288
ALTIN
972,11
BIST
2.405,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Açık
27°C
Bursa
27°C
Açık
Cuma Açık
27°C
Cumartesi Açık
28°C
Pazar Açık
29°C
Pazartesi Açık
29°C

EN ASGARİ ÜCRET

17.01.2022 23:05
0
A+
A-
Asgari geçim indirimine yapılan iyileştirmeden memur ve emeklilerde umutlanmıştı. Hükümetin yaptığı zamlardan sonra memur ve emeklilere yapılan ZAMCIK tarafları hayal kırıklığına soktu.
Emeklilerin bir kısmının bin beş yüz TL den iki bin beş yüz TL ye çıkarılışı bile asrın icadı gibi lanse edilirken yarı asgari ücret tabiri hayatımıza giriyordu. Ve asgari ücretten sonra emeklilerin maaşları EN ASGARİ ÜCRET oldu. TÜFE NİN açıkladığı iyileştirilmiş enflasyona rağmen yapılan zamlar enflasyonun altında kalarak zam yerine ZAMCIK oldu.
Üretim enflasyonu (ÜFE) şu anlarda yüzde seksenler civarındadır. Önümüzdeki günlerde, aylarda enflasyonun daha çok yukarılara çıkması muhtemeldir. Akaryakıt ve enerjiye yapılan her zam (fiyat ayarlaması)üretimdeki maliyetleri pahalılaştırmaktadır. Köylü daha şimdiden mazot, gübre, ilaç, elektrikteki artışlardan dolayı önümüzdeki yılın üretimini nasıl yapabileceğini düşünmektedir. Sevgili bakanımızın gözlerindeki ışıltıyı, köylümüzün gözlerinin feri gittiğinden görmesi mümkün değildir. Şurası kesin olan bir şey varsa bu gün yarını aratacaksa, yarın da öbür günü aratacaktır.
Sokak meydan muhaberesi çağrıları bu millet için istenebilecek en kötü olaydır. Yarısının önüne katıp kovaladığı diğer yarı da bu milletin has evlatlarıdır. Sokağa çıkmak hak istemek sesini duyurabilmek demokrasinin verdiği bir haktır. Anayasa koruması altındadır. Bu demokratik bir biçimde sokaklara inip hakkını aramaya çalışan insanların en büyük güvencesi de devlettir. Devlet yüzde ellinin öz malı diğer yüzde ellinin yaban malı değildir. Devlet herkesin şemsiyesi altında toplanabileceği yüce bir kucaktır. Yüzde ellilerin yer değiştirmesi her an ve her zaman muhtemeldir. Üstelik kimin kimi kovalayabileceğinin de hiçbir garantisi yoktur. Kuru kalabalıkların, Çıkarda birleşen kalabalıkların daha mücadele başlamadan kaçtıkları, dağıldıkları, hüsrana uğradıkları tarih içinde birçok vakada görebiliriz.
Devleti yönetenlerin görevi milleti ayrıştırmadan kardeşçe yaşamalarını sağlamaktır. Bu millet kardeş kavgalarının bedelini çok ağır ödemiştir. Hala mı bir ders alınmadı. Tebdili kıyafet tiyatrosunu EN ASGARİ ÜCRET ile ASGARİ ÜCRET alanlar arasında yaşamayı denemeleri daha uygun olur. Zaten milletimizin büyük çoğunluğu EN ASGARİ ÜCRET ve ASGARİ ÜCRETİ ile hayat ile yaşamak ile kavgalarını veriyor. EN ASGARİ ÜCRET ve ASGARİ ÜCRET alanları zaten hayat şartları önüne katmış kovalamaktadır. Kaçacak bir yerleri kalmamıştır.
Köylü vatandaşlarımızla dertleştiğimiz zaman önümüzdeki yıl zeytinlerini nasıl bakabileceklerini zirai üretimlerini nasıl yapabileceklerini düşünüyorlar. Birçok zeytin üreticisi bu yıl zeytinliklerine istenilen bakımları yapamayacaklarını dile getiriyorlar. Yani zeytin hasadı yeni bitmesine rağmen gübre, ilaç, mazot girdileri çiftçilerimizi önüne katmış kovalıyorlar. Millet zaten uzun bir zamandır tarımsal girdilerden o kadar bıkmış ki durmadan kaçıyor. Artık kaçacak kovlanılacak yerleri bile kalmadı.
Gençler ülkeden zaten kaçıyorlar; onları önünüze katıp kovalamaya bile gerek yok. Kadınlar şiddet gördükleri erkeklerden kaçıyorlar. Çocuklar tarikat yurtlarında tecavüze uğramamak için kaçıyorlar. Sokak hayvanları bile belediyeler bizi yakalayıp dağ başına bırakmasın diye kaçıyorlar. Ülkenin yüzde sekseni zaten durmadan kaçıyor. Bir kovalayan olmasa bile!
Mustafa Destici bu hayat zorluklarını yenmenin reçetesini halka çok güzel anlatıyor .’’Bir kilo et almayın kuzu kesin’’diyor. Bir daha ki reçete de ‘’Ekmek yerine pasta yiyin ‘’derse hiç şaşırmayın. Ne diyelim Allah şaşırtmasın
BAKANIN gözlerindeki ışıltıyı hala göremiyor musunuz?
Yazarın Diğer Yazıları
22.05.2022 10:32
06.02.2022 10:12
16.05.2022 15:17
20.12.2021 14:56
14.02.2022 14:40
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.