enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
16,6918
EURO
17,3712
ALTIN
967,18
BIST
2.401,73
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Açık
27°C
Bursa
27°C
Açık
Cuma Açık
27°C
Cumartesi Açık
28°C
Pazar Açık
29°C
Pazartesi Açık
29°C

DAVA

18.04.2022 11:00
0
A+
A-

Bu yazımda sizlere hukuksal anlamdaki davadan değil de, siyasal anlamdaki davadan bahsedeceğim. Çünkü bu konuda kafalar oldukça karışık iki cümleyi yan, yana alt, alta getiremeyen insanların DAVA, DAVA demelerine bir anlam vermek mümkün değil.
DAVA! Her insanın zihninde farklı anlamı olan bir kelime! Gerek anlamı ve gerekse zihinde oluşturduğu çağrışımla insan için pek çok anlam ifade etmesi bir yana aynı zamanda çevresinde oluşturulan deruni anlamla birlikte kutlu bir hale bürünen bir kelime! DAVADIR.
Selçuklu ve Osmanlı’nın DAVASI İlahi kelimetullah idi. Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin DAVASI tam bağımsız Türkiye ve muasır medeniyet davasıydı. Bunun için can verdiler. Büyük acılar çekildi. İdeolojik olarak baktığımızda da genç Türkiye’mizin gençleri arasında DAVASINI gerçekleştirmek için fikir mücadelelerini görmekteyiz. Bunların içinde sağ ve sol kavramlar zaman içinde büyük kavgalara sebep olmuştur. Sol sosyalizm Davasını sonuna kadar savunurken, Ülkücüler Kızıl Elma Ülküsünün peşinde Turan ve milliyetçi Türkiye kavgasını veriyordu. Her iki kesimde hayatları pahasına DAVALARININ peşinden hiç yorulmadan koştular. DAVALARI onlar için kutsaldı. DAVALARINDAN daha kutsal şahsi çıkarları ve menfaatleri yoktu. Bunun için işkence çektiler, idam sehpalarına koşarak gittiler. Davaları canlarından daha kıymetli ve daha kutsaldı. DAVA adamı olmak kolay değildir.
Günümüzde de DAVA diye ortaya çıkanlar vardır. Davanızı anlatın dediğinizde iki cümle, tek slogan bile söyleyebildiklerini duyamazsınız. Oysa DAVA adamları meydanlarda saatlerce konuşabiliyor ve büyük kitleleri arkalarından sorgusuz, sualsiz koşturabiliyorlardı. Mesela o DAVA adamlarının, bugünkü DAVA adamcıkları gibi koltuk, makam, ihale, beş maaş ve boş işlerden maaş almak gibi bir düşünceleri yoktu. Hatta bu menfaate dayalı düşünceler onlar için aşağılanmış duygular ve düşüncelerdi. Edindikleri makamları DAVALARI için kullanır, ne hastane, postane, Telekom gibi gelir getiren huzurların peşinde koşup DAVALARINI huzursuz etmezlerdi. Milletvekili olmak yerine milletin kendisi olmayı kendilerine daha çok yakıştırırlardı. Meclis üyesi olacaklarına, kendileri meclis oluştururlardı. Reklam şirketi kurmak yerine DAVALARININ afişlerini reklam ederlerdi. Zordur DAVA adamı olmak.
Günümüzde DAVA tamamen kişileştirildi. DAVA adamlığı da çöp kutlularının içine kadar düştü. Çamura bulaştırıldı. Menfaatleri olanların DAVASI oldu. Menfaat büyüdükçe doğru orantılı olarak DAVADA büyüdü.
Tarih, bütün menfaatleri elinin tersi ile iten doğru bildiği yoldan şaşmayanların hikâyeleri ile doludur.
DAVA ADAMI; Kemiyetin keyfiyete yani, niceliğin niteliğe galip gelemeyeceği şuurunda olan kalabalıktan korkarak kalabalığın arasına katılan değil, o kalabalığın karşısına çıkarak gidilen yolun yanlışlığını korkusuzca haykırandır. Tufanı görmeden karada gemisini yapan, yanacağını düşünmeden ateşe atlayandır.

Yazarın Diğer Yazıları
22.11.2021 15:05
06.02.2022 10:12
05.11.2021 01:15
24.10.2021 22:04
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.